Tavşan almaya karar vermeden önce en çok merak ettiğim şey, evdeki çocuklarla nasıl geçineceğiydi. Kafeste duran, sessiz, yumuşacık bir hayvanın kimseye zarar vermeyeceğini düşünüyordum. İlk tavşanım Pamuk'u eve getirdikten iki hafta sonra, yedi yaşındaki yeğenimin elini tırmalayıp hırlayarak köşeye çekildiğinde bu düşüncem tamamen değişti. O gün anladım ki tavşanlar "sakin ev hayvanı" kategorisine girmiyor; onlar kendi kurallarıyla yaşayan, sınırları çok net olan hayvanlar.
Eğer şu anda hamster, tavşan ve kemirgenler arasında karşılaştırma yapıyorsanız, tavşanın saldırganlık potansiyelini bilmeniz karar sürecinizi ciddi biçimde etkileyecek. Aşağıda hem sebepleri hem de yıllar içinde kendi evimde işe yaradığını gördüğüm çözümleri anlatıyorum.
Tavşan saldırgan çocuk ilişkisinde en sık yaptığımız hata, hayvanı kendi doğasından bağımsız değerlendirmek. Tavşan bir avcı değil, av hayvanı. Bu tek cümle aslında her şeyi açıklıyor.
Doğada tavşanı yakalayan şeyler yukarıdan iner: kuşlar, tilkiler, eller. Bir çocuk tavşana yaklaşırken tam olarak bunu yapıyor; üstüne eğiliyor, elini tepeden uzatıyor, kaldırmaya çalışıyor. Pamuk'un ilk tepkilerini izlerken fark ettim: yeğenim yere oturup elini yana açtığında hiçbir sorun yaşanmıyordu, ayakta durup yukarıdan uzandığında ise kulaklar geriye yatıyordu. Kulakların geriye yatması, gövdenin gerilmesi ve arka ayakla yere vurma benim için artık alarm zili. Bu üç sinyali gören çocuğu geri çekmeyi öğrettim.
Tavşanlar kafesini ya da yaşam alanını kendi toprağı sayar. Kısırlaştırılmamış tavşanlarda bu his çok daha güçlü. Elinizi kafese soktuğunuzda gelen hırlama ve ısırma, size duyulan nefret değil; "burası benim" mesajı. Ben Pamuk'un kafesine elimi sokmayı tamamen bıraktım, temizlik yaparken onu odada serbest bırakıyorum. Bu tek değişiklik ısırma girişimlerini neredeyse bitirdi. Çocuklara da kural olarak koyduk: kafesin içine el sokulmaz, tavşan dışarı çıkmak istediğinde kendi gelir.
Üç ile altı aylık dönemde tavşanların karakteri değişiyor. Sakin yavru, aniden sizi kovalayan, pantolon paçanıza atlayan bir hayvana dönüşebiliyor. Kısırlaştırma bu tabloyu ciddi ölçüde yumuşatıyor. Bunun dışında ani başlayan saldırganlık genelde ağrının işareti: diş problemi, sindirim sıkıntısı, kulak enfeksiyonu. Uzun süre uysal olan bir tavşan bir gün huysuzlaştıysa ilk adresim davranış eğitimi değil, veteriner oluyor.
Çocukların en çok istediği şey tavşanı kucağa almak, tavşanın en nefret ettiği şey de bu. Havada asılı kalmak onlar için tuzağa düşmek demek. Çırpınırken omurgalarını zedeleyebiliyorlar, çocuk da korkup düşürüyor ve iki taraf birbirinden ürküyor. Bizim evde tavşanı kucağa alma yetkisi sadece yetişkinlerde; çocuklar yerde, tavşanın kendi geldiği anlarda seviyor.
Saldırganlığı yönetmek, tavşanı değiştirmekten çok ortamı ve insanı değiştirmekle ilgili. Bunu kabul ettikten sonra işler kolaylaştı.
Uyguladığım yöntem çok basit: çocuk yere oturur, elinde bir parça maydanoz ya da roka tutar, hareket etmez. Tavşan kokusunu alır, yaklaşır, kendi ister. İlk günlerde beş dakika sürebiliyor. Bu bekleyiş aslında çocuk için de bir ders; hayvanın izniyle temas kurmayı öğreniyor. Sekiz yaşından küçük çocuklarda bu sabrı sürdürmek zor oluyor, o yüzden seansları kısa tutuyorum.
Tavşanların hoşlandığı ve rahatsız olduğu bölgeler net:
| Bölge | Tepki |
|---|---|
| Alın ve kulak arası | Genelde çok sever, gözlerini kapatır |
| Sırt üstü, omuzdan kuyruğa | Kabul edilebilir, yumuşak dokunuşla |
| Çene altı | Rahatsız eder, kaçınma davranışı |
| Ayaklar, kalça, karın | Sıklıkla ısırma ya da tekme sebebi |
Bu haritayı çocuklara resim çizerek anlattım ve gerçekten işe yaradı. Yanlış bölgeye dokunma azaldıkça tavşanın gerginliği de azaldı.
Küçük çocuklu bir eve hayvan alıyorsanız şunu söylemem gerek: tavşan, kolay seçenek değil. Hamsterlar da ısırır ama gücü ve etkisi düşüktür; tavşanın arka pençesi bir çocuğun kolunda dikiş gerektirecek çizik açabilir. Öte yandan tavşan doğru koşullarda köpeğe yakın bir bağ kuruyor, adına dönüyor, yanınıza kıvrılıyor. Kısacası ödül büyük, giriş bariyeri de yüksek.
Eğer temas isteği ağır basmıyorsa, sitede detaylandırdığımız akvaryum seçenekleri ya da sürüngenler daha az risk taşır; çocuk gözlemleyerek sorumluluk öğrenir. Bakım zorluğu, ömür uzunluğu ve mizaç uyumu konularını karşılaştıran diğer yazılarımıza da göz atmanızı öneririm; tavşanın yerini kafanızda netleştirir.
Bir tavşanın saldırganlığı çoğu zaman kötü karakter değil, yanlış anlaşılmış korkudur. Korkuyu azaltırsanız saldırganlık kend